26 Kasım 2009 Perşembe

Şimdi,söylemek istediğim bir kaç şey var...

"..such a pretty house and
such a pretty garden and
no alarms and no surprises.."

Biz insanlar ne kadar nankörüz!
Geçen sen bu zamanlarımı hatırlıyorum.Doğduğum şehre yeniden adapte olmaya çalışmam en çok koyan şeydi.
Mutsuzdum.

İstanbul'a gitmeden önceki çevremin hep etrafımda olacağını zannetmem ilk büyük yanılgımdı oysa.Güzeldi evet ama kendim gibi davranmayı seçtiğim için benden uzaklaşmayı seçti hepsi.Hepsini kanırta kanırta becereyim şimdi ama...
Pek mutsuzdum.

Sonra,ilk başlarda başaracağımı sandığım ama altından kalkamadığım anne ve eşiyle aynı evde yaşama durumu.11 buçukta evde olmak zorundaydım mesela.Bir yıl İstanbul'da ortamın amına koyduktan sonra kendi şehrinde böyle bir durum.Nasıl koyar bilir misiniz siz?
Çok mutsuzdum.

1,5 yılın ardından ilk kez aşık oldum dedim.Hemen kapıldım,çok kısa sürede,kendimi buldum ama onu kaybettim(evet Kaan Tangöze bunu dile getirdi).İçtim,dağıttım,içimi dağıttım.Sarhoş oldum.Rezil oldum.
Epey mutsuzdum.

Tek yılları oldum olası hiç sevmezdim ancak bu yıl tam bir dönüm noktası olmuştu benim için.
Artık bir evim var,istediğim saatte girip çıkıyor,istediğim kişiyle görüşüyor,istediğim kişiyi yatağıma alıyorum.Güzel bir şekilde de bitirmem gerekiyordu ancak yapamıyorum.
Çünkü istediklerimle yapabildiklerim o kadar farklı ki.

O mutsuzluğumdaki huzuru özledim ben(bunu da Kurt söyledi evet,lütfen sen de artık cümlelerimi araştırmayı kes!)

Nedenini anlamıyorum çünkü bilmiyorum.Enerjim var ama buna rağmen üşengeçliğimden öleceğim bir gün sanırım.
Sabah kalktığımda,ki uyuyabilmeyi umut ediyorum hala,kafam biraz daha rahat olacak en azından.
Mesela sigara ilk kez ağzımda karamel tadı bıraktı az önce.Bu da bir başlangıç.Yeni bir deneyim.
Evet evet ben bu evde öleceğim.

Bunu da Thom söyledi.

"..silent silence"

1 yorum: